Ne Kadar Güzel?
Sıcak iklimin yaz gecesi serinliğinde , sadece bir kaç insan sesinin olduğu , ufak tefek tabak, çatal , bıçak ve bardak seslerinin olduğu huzurlu bir akdeniz restoranı hayal ediyorum .
Sen, ben ve içki … Hayır çok film izlemiyorum , şarap değil , akdeniz meyvelerini yiyelim . Sen ben ve üzüm . Ama yıldızları çok net görebildiğimiz ışıksız bir akdeniz kasabası olsun ki ben göğe baktığımda gördüklerimi , gördüğünü zannedesin . Oysa ben yıldızlar olmasa da göğe bakarım zaten ya, eğer merak edip baktığında göremezsen benide üzersin.
Sen bambaşkasın , sen “Schindler’s List” filmindeki kırmızılı kız , sen herkes gibi olmayan gözümde , sen de gör isterim benim gibi , sen dört yapraklı yonca değilsin biliyorum . Sadece omzuna yaslanmak istiyorum .
Sadece senin varlığını hissederek Akdenizi seyretmek ; gökyüzüne bakmak istiyorum . Sadece sen ben ve kokun . Sen ben ve yıldızlar . Belki seni tanımıyorum belki tanıyorum , ama sen her göğe baktığında aynı yıldızları gördüğümüzü bilmek beni her zaman umutlandırır. Bir gün sen olduğunda , senin gibi olucak herşey , ne kadar da güzel dersin?

Yorumlar
Yorum Gönder